Boğaziçi Biyomedikal Enstitüsü’nden Uyku Apnesine Çare

0
50

Dünyada büyük kitleleri tesirleyen, vakit vakit hafife alınmasına karşın gerçekte ciddi neticeler doğurabilen, tedavi edilmediğinde kanser, diyabet ve kalp rahatsızlıkları gibi sıhhat sorunlarine yol açan Obstrüktif Uyku Apnesi sendromuna tesirli ve tüketimi rahat yeni bir çözüm Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü’nden geldi. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Özgür Kocatürk, Doç. Dr. Albert Güveniş ve hekime öğrencisi Sefa Zülfikar’ın geliştirdi ağız içi aparat basit tüketimi ile hastalığın çok daha basit tedavi edilmesini sağlıyor. Dünyada diğer bir örneği olmayan, uyku konforundan taviz vermeden kullanılabilen ürün, horlamaların şiddetini de büyük oranda azaltıyor.

Böylece hastalar uyku esnasında duydukları oksijeni almaya devam edebiliyor. Ayrıca, uyku apnesinin güncel tedavisinde sarfedilen maske ya da solunum hortumu gibi ek aygıtlara lüzum duyulmadan hastanın kendi nefesiyle uyuyabilmesi sağlanmış oluyor.

Her 10 erkekten 4’ü uyku apnesi
Tedavi edilmeyen uyku apnesi sendromu, uyku esnasında ortaya gelen oksijenlenme eksikliğine ve kalitesiz uykuya sebep oluyor. Hastalar kendilerini gün boyu yorgun hissederken, odaklanma, hafıza sorunları yaşıyor. Uzun seneler süresince devam eden oksijenlenme bozukluğu diyabet, kanser, hipertansiyon ve sorunlar gibi çok daha ciddi sıhhat sorunlarine yol açabiliyor. Günümüzde nerdeyse her 10 erkekten 4’ünde uyku apnesine rastlanırken, ABD’de 25 milyon tespit konmuş hasta var. Türkiye’de bu bozukluğu yaşam sürdüren hastaların fazlası ne yazık ki farkında değil ya da tedavi amacıyla çözüm aramıyor. Aktif tedavi alan hasta adedi ise 500 bin civarında.

Hastalığın birincil tedavisi olarak dünyaca kabul gören ve en sık oluşturulan yöntem, hastaların havayollarına bir maske ve hortum yardımıyla basınçlı hava gönderen CPAP aygıtları. Bu aygıtlar tedavideki yüksek karşın kullanıcılarda oluşturduğu rahatsızlık ve yan tesir nedeniyle uzun vadede tercih edilmiyor.

Pozitif havayolu basıncı sahibi olan tedaviler, devlet doğrulusunda karşılanmasına karşın hastaların aşağı yukarı yüzde 53’ü ilk sene ortamında aygıt kaynaklı sorunlardan ötürü tedaviyi bırakıyor. Hastaların tedavi bırakma kararındaki faktör faktörler arasında priz bağlantısı ve ses çıkaran bir aygıta hayat boyu bağlı kalmak, gittikleri her yere ek bir çanta taşımak istememeleri üstüne yoğunlaşıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi aracılığı ile patentlenen icat şuandan uluslararası koruma altına alındı. Geliştirilen aparatın dünyadaki bütün hastaların tüketimine sunulabilmesi amacıyla lüzumen bütün çalışmalar devam ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here